Ana içeriğe atla

Platon ve Aşk


Platon’un felsefi  düzlemi beş  kuram çerçevesinde şekillenir.  “Evrendoğum”, “İdealar”, “Bilgi”, “Ruhun ölümsüzlüğü” ve “Devlet”.  Bütün bu kuram ve düşünce birikimi bir tarafa, onun elli yıllık kuramsal yolculuğu sırasında bazı küçük boyutlu çalışmaları(makaleleri) yukarıda verilen sıralamanın ötesinde yer edinir ve  ondan sonra ve de öncesinde farklı coğrafyalardan yaşamış düşünürlerin de ilgisini çekmiş kavramlar çevresinde gelişmesi  dikkat çeker.   Platon’un “Faidros” başlıklı makalesi(eskilerin deyimiyle risalesi) bu türden çalışmaların başlıca yapıtlarındandır. Platon bu yapıtında belki de tüm Atina okulu mirasından farklı bir bakış açısını dener: aşkı tanımlar! Aşkı “bir çeşit yönelme, talep etmek” olarak görür ve ardından “aşkı bir ilahi cinnet durumu” olarak açıklar, “ruhsallığın  en üst katmanıdır ve ancak ruhunu yüceltenler bu cinnet aşamasına varabilmişler” der, ilave der: “çaresi  ise aşkta boğulmak  ve onun kıyısında yok olmaktır”.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ZİHİN-BEDEN PROBLEMİ

GİRİŞ Zihin felsefesi, şuurla ilgili konular, fiziksel ölümden sonraki hayat, iradenin özgürlüğü, zihinsel hastalıklar, zihnin davranışta rolü, duygular (kızgın olmak, aşık ya da mutlu olmak nedir?) ve bunlar gibi birçok çözülmez sorunla ilgilenen bir daldır. Zihin kavramı ile ilgili temel sorunlar özellikle zihin-beden sorunu ile başka zihinler sorunudur. Bu ikisi zihin felsefesinin en temel problemleri olarak görülmektedir. Hatta Searle’e göre son elli yıldır, zihin felsefesinin temel tartışma konusu zihin-beden sorunudur. Öyle ki, filozoflar çoğu zaman başka şeylerden bahsediyor gibi görünürler fakat asıl amaçları zihin-beden sorunu hakkında görüşlerini bildirmektir. 1 Bu çalışmada 50’li yıllardan itibaren dil felsefesi alanında, 80’li yıllardan itibaren de zihin felsefesi alanında geniş ve derin etkileri olan eserler veren çağdaş düşünür John Searle ile birlikte, modern felsefenin kurucusu kabul edilen René Descartes, On yedinci yüzyıl filozofları olan Leibniz ve Spin...

Kant- Ahlak Metafiziğinin Temellendirilmesi

1.Arka plan. Kant (1724-1804) fiziksel olmasa da entelektüel olarak hareketli geçen hayatının tümünü Königsberg'de geçirdi. Đlk eserleri fizik felsefesi ve astronomi üzerineydi (1755'te gökler teorisi üzerine yaptığı bir çalışmada 1881'de Herschel tarafından keşfedilen Uranüs'ü tahmin etmiştir). Üniversite hocası olarak kıt kanaat bir hayat sürdü ve 1770 yılında Mantık ve Metafizik Kürsüsü'ne atanana kadar düzenli bir akademik maaşı olmadı. En iyi bilinen eseri devrimsel nitelikteki Saf Aklın Eleştirisi'dir (1781), yine etik üzerine yazdığı Ahlakın Metafizik Temelleri eseri felsefe klasiği düzeyindedir. 2. Đyi niyet Dünyada ve dünyanın ötesinde iyi niyet dışında sınırsız olarak iyi olabilecek bir şey düşünmek imkansızdır (4:393). Đyi niyet, sonuçlarından ve yanında eşlik edenlerden bağımsız olarak, kendi içinde iyidir. Bu, ister karakter nitelikleri ister Tanrı vergisi yetenekler gibi koşullu iyiliklerin hiçbiri için doğru değildir; bu biçim iyilikler sonuç...

Protagoras (M.Ö. 480 ^ 410)

Sofistlerle ilgili aktardığımız bu bilgiler, özellikle, Sofısderin ilklerinden ve de en ünlülerinden olan Protagoras için uygun diişer. Protagoras Atina'nın büyük devlet adamı Psrikk^'m çevresinde olanlardandır. O da, Anaksagoras gibi, Tanrıları reddetmekle suçlanmıştır. Gerçekte o, Tannlann varlığını reddetmemiş, ancak düşüncesindeki genel şüpheci karakterden dolayı, "Tanrtlar var tnj., yok Jnu, bilemeyiz" demiştir. Bundan dolayı tutuklanmış, ancak yargı uygulanmadan önce kaçmış ve Sicilya'ya giderken yolda boğulmuştur. Geleneğe göre Protagoras'ın, "Gerpek" adında bir kitabı varmış, bu kitabın başında çok ünlü şu kural bulunuyormuş: 'Tnsan her peyin ölpürüdür." Bu kuralın anlamı: Protagoras için tümel geçerli bir gerçek yoktur. Olsa olsa her insanın kendisine has İnançları, görüşleri vardır. Kendiliğinden olan bir gerçekten söz edilemez, bir İnsanın kendine görc gerçek saydığı şeyler olabilir. Eflatun'un aktardığına...